Search

Timur Semprini '93

Accademia del Suono Kurucusu


Hangi dönemde İtalyan Lisesi’nde okudunuz?

1986-1993 yılları arasında İtalyan Lisesi’nde okudum.

İtalyan Lisesi’nde okumayı neden tercih ettiniz?

Annem, 1960'larda İtalyan Lisesi’nde eğitim görmüştü, o dönem okul Teknik ve İktisat Enstitüsü idi. (Türk Dili ve Edebiyatı derslerini Ayten Cebeci’den, Muhasebe derslerini de Professore Şapkarov’dan alıyorlarmış.) Milano'dan İstanbul'a taşındığımızda annem Robert Kolej'e gitmemi istemiş olsa da okula kabul edilmedim -bu belki de en büyük servetlerimden birisi oldu- ve İtalyan olduğum için kaçınılmaz olarak kendimi İtalyan Lisesi’nde buldum.

Biraz kendinizden bahseder misiniz?

İtalyan Lisesi’nden sonra Hukuk Fakültesi'ne başladım, fakat hayatımda takip etmek istediğim yolun bu olmadığını hissediyordum. Müzik endüstrisinin farklı yönleriyle ilgilenmeye başladım: önce yoğun bir şekilde popüler müzik üzerine çalışmaya başladım. Konservatuarın ilk yılına kaydolmak için geç kalmıştım, ben de Milano Verdi Konservatuarında farklı hocalarla bireysel olarak klasik gitar sınavına hazırlanmaya başladım.


“Musica Colta” benim sanatsal yönelimlerime uygun bir repertuvar değildi ve ben hocalarımın tüm yasaklarına rağmen elektro gitar çalmaya devam ediyordum. Çaldığım gruplardan biri “gerçek” bir stüdyoda kayıt yapmaya davet edilmişti ve o stüdyoda ilk defa geniş formatlı bir analog mikser ve 90'lı yıllarda stüdyolarda kullanılan teknolojilerle karşılaştım. Bu karşılaşma, profesyonel hayatımın dönüm noktası oldu: onlarla çalışmak bana sadece doğal gelmekle kalmıyor, aynı zamanda çok iyi vakit geçiriyordum. Önceki deneyimlerim sayesinde hem klasik hem de modern müzisyenlerle rahatlıkla iletişim kurabiliyordum. Milano rock dünyasının tarihi mekânlarından Rolling Stone'da çalıştım ve farklı alanlarda çalışmalarımın kapsamını genişletmeye başladım. Aynı dönemde bazı okullarda öğretmenlik yaparken, Università di Padova’da Sonologia bölümünde ses uzamsallaştırma üzerine araştırma yapıyordum. Bologna Üniversitesi'nde konuyla ilgili seminerler verdim. Birkaç sene içinde Accademia di Musica Moderna’nın kuzey İtalya'daki tüm lokasyonlarının ses kurslarının koordinatörü olmuştum.



2005 yılında, Accademia del Suonoyu açtım. Accademia; popüler müzik, caz, elektronik müzik ve çağdaş “colto” repertuvarı gibi farklı alanlarda bir eğitim ve üretim merkeziydi. Professore Kostandov'a okulu açtığımı söylediğimi hatırlıyorum, bana “ci mancava solo questo!” demişti. :)


Accademia bu sene 15. Yaşını kutluyor. Steve Vai, Tom Harrell, Bob Moses, Paolo Fresu ve gibi büyük müzisyenlerin derslerine ev sahipliği yapma onuruna sahip oldu. Ayrıca profesyonel formasyon için bir İtalyan akreditasyonuna, İngiliz 5. seviye Yüksek Ulusal Diploma sertifikasına sahip, Pro Tools yazılımı sertifikalı eğitimleri için AVID Öğrenme Ortağı. Premio Tenco ödülü dahil birçok ödül kazandık, çeşitli kurumlar tarafından ödüllendirilen ve yılın en iyi plakları seçilen projelere ev sahipliği yaptık. BMW ve Università Statale di Milano gibi müşteriler için Milano'nun en prestijli lokasyonlarında canlı müzik etkinliklerinin teknik kurulumlarını yaptık, bazı bağımsız derneklerin düzenlediği etkinliklerin büyümesine yardımcı olduk ve 5000 izleyicisi olan konserler yönettik .


Mütevazı kişisel tecrübelerimden ilham alarak bir tavsiyede bulunabilirsem; kendinizi "geleneksel seçimlerle" sınırlamak yerine, eğilimlerinizin peşinden gitmenizin çok önemli olduğunu düşünüyorum (bu her zaman rüyalarınızla çakışmayabilir). Bugün maalesef artık aramızda olmayan büyük bir Akıl’ın da dediği gibi; bazen yolumuzu oluşturan noktaları sadece geriye baktığımızda birleştirebiliriz. İlk bakışta yolun nereden başlayıp nerede bittiği belirsiz gibi gözükse de, eğer kendi eğilimlerinizin peşinden gitmeye devam ederseniz, er ya da geç omzunuzun üzerinden geriye bakarsınız ve o noktaları birleştirmeye çalışmak neredeyse banal bir hal alır.

İtalyan Lisesi’nin hayatınızdaki yerini nasıl tanımlarsınız?

İtalyan Lisesi’nin hayatımda önemli bir rol oynadı ve halen oynamaya devam ediyor. Okuldaki son derece yüksek seviyedeki öğretmenlerimizin verdikleri hümanist kültürü yeteneklerim ölçüsünde öğrencilerimize aktarmaya çalışıyorum, hatta itiraf etmem gerekirse metodolojilerini de kullanıyorum. Sadece burada da bitmiyor: İtalyan Lisesi’nin öğretmenleri, benimle açık ve önyargısız bir şekilde iletişim kurarak, kişiliğime yer bırakarak ve kendim olmama izin vererek ve benim sadece bir öğrenci olarak değil insan olarak de gelişmeme de yardımcı oldular.

Bir okuldaşımız size ne için ve nasıl ulaşabilir?

Becerilerim müzik dünyasıyla sınırlı, bu yüzden sadece bu alanda yardımcı olabileceğimi hissediyorum. Ses teknolojileri alanında eğitim almayı düşünen öğrenciler varsa, bana direzione@accademiadelsuono.it adresine mail atmalarından mutluluk duyarım.

*Musica Colta: Ciddi, sanatsal müzik gibi, gelişmiş yapısal ve teorik düşünceler içeren ve yazılı bir müzik geleneğine dahil edilen tüm müzik geleneklerini kapsar.

In quali anni hai studiato al Liceo Italiano?

Ho frequentato il Liceo Italiano di Istanbul dal 1986 al 1993.

Perché hai scelto di studiare al Liceo Italiano?

Non è stata una libera scelta. Quando ci siamo trasferiti a Istanbul da Milano mia madre che ha frequentato il Liceo Italiano negli anni ’60 (all’epoca era un istituto tecnico economico, la signora Ayten Cebecioğlu era la sua insegnante di Letteratura Turca e il Professor Sapkarov di Ragioneria) voleva che frequentassi il Robert College ma - e questa è forse stata una delle mie più grandi fortune – non venni ammesso e, essendo italiano, mi trovai giocoforza a frequentare il Liceo Italiano.

Puoi parlare un po’ di te stesso e del tuo percorso professionale?

Dopo il Liceo Italiano ho frequentato la facoltà di Giurisprudenza ma, resomi conto che non era la strada che volevo seguire nella vita, ho iniziato ad approfondire diversi aspetti dell’industria musicale: dopo un periodo di studio intenso (e clandestino) dedicato alla popular music, essendo troppo vecchio per iscrivermi al primo anno di Conservatorio, ho iniziato un percorso individuale con diversi Maestri del Verdi di Milano in vista del sostenimento da privatista dell’esame di decimo anno di chitarra classica; quello di musica colta non era però un repertorio adeguato alle mie inclinazioni artistiche, nonostante il divieto assoluto dei miei Maestri, infatti, continuavo a suonare lo strumento elettrico e una delle band di cui facevo parte venne invitata a registrare in uno studio “vero”, fu così che venni a contatto per la prima volta con un mixer analogico di grande formato e con tutte le tecnologie che si utilizzavano negli studi degli anni ’90.

L’incontro con le tecnologie audio è stato il cosiddetto giro di boa della mia vita professionale: non solo mi risultava naturale ma mi divertivo molto e, grazie alle mie esperienze pregresse, ero in grado di comunicare sia con musicisti classici che moderni trasmettendo la tranquillità necessaria affinché si dedicassero a cuor leggero alle loro performance senza perdere tempo ed energie a cercare di controllare cosa stessi facendo. La facilità di esecuzione dei compiti tecnici mi ha permesso di esordire al Rolling Stone di Milano (un locale storico della scena rock milanese) e di ampliare poi il respiro del mio lavoro anche ad altri generi e, sebbene il contesto live rimanesse il mio preferito, anche allo studio di registrazione. Nello stesso periodo ho iniziato a insegnare in alcune scuole del territorio, a fare ricerche sulla spazializzazione audio con il dipartimento di Sonologia dell’Università di Padova e a tenere seminari sull’argomento presso l’Università di Bologna; nel giro di qualche anno sono diventato il coordinatore per i corsi audio di tutte le sedi del nord Italia dell’Accademia di Musica Moderna e nel 2005, senza mai smettere di essere attivo come audio engineer e ampliando anzi il raggio delle mie competenze alla produzione video, ho aperto l’Accademia del Suono: un polo di formazione e di produzione in ambiti musicali diversi come la popular music, il jazz, la musica elettronica e il repertorio colto contemporaneo.



Mi ricordo di quando dissi al Professore Kostandov che avevo aperto una scuola, mi rispose: “ci mancava solo questo!” :)


Oggi, a quindici anni dall’apertura, l’Accademia del Suono ha avuto l’onore di ospitare la docenza di grandi musicisti come Steve Vai, Tom Harrell, Bob Moses, Paolo Fresu e molti altri, ha un accreditamento italiano per l’erogazione di corsi di formazione professionale, è certificata dal ministero inglese per il rilascio di Higher National Diploma di 5° livello ed è Learning Partner di AVID per la formazione certificata sul software Pro Tools; ha collaborato in ambito editoriale con grandi artisti come Alda Merini, vinto con le proprie produzioni diversi premi tra cui un premio Tenco e ospitato produzioni premiate da diversi enti come migliori progetti discografici dell’anno; ha seguito allestimenti tecnici di eventi di musica live nelle location più prestigiose di Milano per clienti come BMW e l’Università Statale di Milano e ha coadiuvato la crescita di eventi proposti da associazioni indipendenti arrivando a gestire in completa autonomia concerti con un pubblico di 5000 persone.

Se potessi dare un consiglio traendo ispirazione dalle mie modeste vicende personali sarebbe quello di non limitarsi a quelle che vengono definite “scelte convenzionali” ma di perseguire le proprie inclinazioni (che non per forza coincidono con il proprio sogno). Volendo citare una grande mente che oggi purtroppo non è più con noi potemmo dire che a volte è possibile connettere i punti che compongono un percorso solo guardandosi alle spalle, a prima vista può sembrare che in un percorso non ci sia né capo né coda ma se si continuano a perseguire le proprie inclinazioni prima o poi ci si guarda alle spalle e unire i punti diventa quasi banale.

Come descriveresti il posto del Liceo Italiano nella tua vita?

Il Liceo Italiano ha avuto e continua ad avere un ruolo preponderante nella mia vita. Ho avuto la fortuna di essere seguito da docenti di elevatissimo spessore che mi hanno trasmesso una cultura umanistica a cui faccio riferimento ancora oggi e che cerco, nel limite delle mie capacità, di trasmettere ai nostri studenti (confesso anzi che buona parte dell’impostazione delle mie lezioni deriva direttamente dal metodo che utilizzavano i nostri insegnanti). Ma non finisce qui: i docenti del Liceo Italiano mi hanno anche fatto crescere come persona, non solo come studente, confrontandosi con me in modo aperto e senza pregiudizi, lasciando spazio alla mia personalità e permettendomi di diventare, non un involucro preconfezionato e autorizzato da un ministero, ma me stesso.

Come e per cosa può contattarti un compagno di scuola?

Le mie competenze si limitano al mondo musicale per questo motivo mi sento di poter essere un valido aiuto solo in quest’ambito. Se ci fossero studenti che hanno intenzione di intraprendere un percorso di formazione in ambito di tecnologie audio sarò ben lieti di ricevere le loro mail all’indirizzo direzione@accademiadelsuono.it.



















Copyright © 2020 - İtalyan Liseliler Derneği - Her Hakkı Saklıdır.