Search

Eser Taşkıran '92

​Piyanist, Besteci, Aranjör


Hangi dönemde İtalyan Lisesi’nde okudunuz?

Güzel okulumuza 1984 yılında girdim ve büyük bir şans mı desem, keratalığın prim yapması mı desem... ya da en doğrusunu söyleyeyim, müzisyen kimliğimin özellikle İtalyan hocalarımda bıraktığı izlenim sayesinde sene kaybı yaşamadan 92 yılında mezun oldum. Çok özel bir dönemdi bizimkisi, çünkü o sırada Fatih Sultan Mehmet köprüsü inşa ediliyordu ve işin önemli kısmını İtalyan Astaldi firması yürütüyordu. Firmanın mühendislerinin evlatları da bizim sınıf arkadaşımız oldular. İlk bir kaç ay bu bize italyanca pratik yapmada büyük yol aldırmıştı fakat bu cin gibi arkadaşlarımız (fırlama tadında) kısacık zamanda argoya varıncaya dek güzel Türkçe'mize hakim oldular ve bizim pratik de yalan oldu. Pratik çok da önemli kısmı değil işin zaten, esas önemli olan bitmeyen güzel dostluklar kurmuş olmamız.


İtalyan Lisesi’nde okumayı neden tercih ettiniz? Seçiminizde belirleyici etkenler var mıydı?

Şişli Terakki Lisesi'nde ilkokulu okudum ve okulumuzu birincilikle kazandım, hem de ikinci olan sevgili Haydar Türkhan'ı sıralamada yaklaşık 50.000 kişiyle geçerek. İlkokul sınıf arkadaşlarımdan bazıları benden düşük puanlarla Alman tedrisatlı okullara kayıt oldular, işte tam o noktada hayatımda ki en önemli kararların arkasında duran sevgili Anne'm devreye girdi. Benim Alman disiplini altında zorlanacağımı iyi biliyordu, aynı şekilde müziğin hayatıma fazlasıyla yön vereceğini de... anında bir ters U dönüş, doğru İtalyan Lisesi'ne. Güçlü Hanımefendi'ler karar aldıkları zaman, akıllı adamlar sadece dinlerler, ben de öyle yaptım ve bu kararın ne kadar pozitif olduğunu ilerleyen yıllarda idrak etmeye başladım, yirmili yaşlardan itibaren ise "hayatımın kararı" olduğunu anladım.

Biraz kendinizden bahseder misiniz?

Piyanist, besteci, aranjör, orkestra şefi, prodüktör, teknisyen sıfatlarına sahibim. Kısaca müzisyenim. 4 yaşımda İstanbul Devlet Konservatuarı'nda eğitimim başladı. 13 yaşımda "Altın Çocuklar" yasası doğrultusunda kısa bir süre devlet bursu kazandım. Bazı ailevi koşullar sonrasında klasik müzik eğitimim son buldu ve kendimi hafif müzik alanında buluverdim.

Orta sonuncu sınıfta Sevgili Abla'm Meltem Taşkıran ile ülkemi uluslararası festivallerde temsil etmeye başladık, ilk olarak 1990 yılında Polonya Sopot müzik festivalinde performans birinciliği aldık, ilerleyen yıllarda da bu uluslararası ödüllere 43 tane daha ekledik.

Aynı yıllarda (16 yaşımda) Asım Can Gündüz ile çalışmaya başladım, hemen akabinde dönemin en önemli müzisyenlerinden Kerim Çaplı ve Orhan Atasoy ile "Lost Ghost" grubunu kurduk. 18 yaşımda (tam lise dördüncü sınıfta) Barış Manço ile çalışmaya başladım. Barış Manço ile vefatına kadar çalıştım, hemen akabinde 2 sene Cem Karaca ile çalıştım.

Sonrasında pop müzik alanının önemli seslerine orkestra şefliği görevi üstlendim; Ajda Pekkan, Leman Sam, Harun Kolçak, Nükhet Duru, Zerrin Özer, Hakan Aysev, Burak Kut bu isimlerden bazıları.

Sevgili ve Sayın Haldun Dormen'in yazıp yönettiği iki müzikalde ( "Amphytrion 2000" ve "Bir Kış Öyküsü") aranjörlük orkestra şefliği görevi üstlendim. Bir çok prodüksiyonda aranjörlük görevi yapmış olsam da, aralarında belki de hepimizin evinde bir adet bulunan "Mançoloji" albümü en özelidir.

2000 - 2002 yılları arasında Müjdat Gezen Sanat Merkez'inde aranjörlük dersi verdim, geçtiğimiz yıl da Galatasaray ITM' de müzik prodüksiyon üzerine bir sene eğitmenlik yaptım. 2000 yılında kurmuş olduğum stüdyomda yüzlerce televizyon jenerik müziği ürettim ve üretmeye devam ediyorum.


İtalyan Lisesi’nin hayatınızdaki yerini nasıl tanımlarsınız?

İtalyan Lisesi... CV mi hafifletmeyi başardım, ancak İtalyan Lisesiyle ile ilgili duygularımı hafifletmeyi nasıl başarabilirim, inanın bilmiyorum.

İşin sanatsal kısmından başlayayım: Her sanat dalı kendine ait kurallar içerir, bilimsel verilerdir bunlar. Sanat okullarında da bunlar öğretilir, ama onun ötesinde başka bir gerçek vardır: sanatı solumak ve yaşamak.

Bir okul düşünün, normal bir lise, size müziği İstanbul Devlet Opera ve Balesi'nin koropetitörü Elisabetta Di Stefano öğretsin, hemen yan sınıfta önemli ressamımız Gülseren Südor ve yine dönemin önemli İtalyan ressamı Professor Senesi size resim öğretsin, üniversite düzeyinde bir teknik resim bilgisi ve aşkı size aksın.

O da yetmez... Professor Calogero Manzoni'nin betimlemesini sonra da Nazım'ın evrensel gücünü size aktarsın. Bunun üzerine Ayten Cebecioğlu'nun Atatürk'çü güçlü eğitmen ve güçlü KADIN figürü eklendiğinde oluşan karışım benim ve dönem arkadaşlarımın güçlü mayası oldu. İşin en garip tarafı tüm bu büyük bilgi nakli, saygısını asla yitirmeyen, ancak çok sevimli bir atmosferde yaşandı.

Evet biz edebiyatı, müziği, resmi ve diğer tüm dersleri aşkla işledik. Okulumuzun o dönemki mimarisi de atmosferi biraz daha büyülü hale getiriyordu, hiçbir zaman iyi bir laboratuvara veya en basitinden iyi bir ses düzenine sahip olmadık, ama o yüce duvarlar ve ağaç kokusunu yitirmemiş sıralar bize hep kendimizi çok özel hissettirmişti. Bu manada baktığım zaman beni çok özel bir donanıma ittiğini gözlemliyorum, güzel okulumuzun.

Yaşamsal bazda kattığına gelirsem ki özellikle diğer kolejlerle kıyaslayacak olursam; en büyük farkın "sosyal zeka" alanında olduğunu söylerim. İtalyan yaklaşımı bizim sıcak Akdeniz yaklaşımımızla çok ortak özellik içermekte, (tabi tarih boyunca onların sanatı domine ettikleri gerçeği hariç :)) Bu sıcak kanlılığı kaybetmeksizin, gücü, otoriteyi elinde bulundurma öğretisi, kurduğum orkestralarda şeflik yaparken bana çok itici bir güç sağladı.

Ayrıca İtalyanca hakimiyeti yine okuduğum bir çok müzik teknolojisiyle ilgili metni kolay algılamama sebep oldu. Tek negatif İngilizceyi de italyan hocalardan öğrenmiş olmak diyebilirim, o da nazar boncuğu olsun okulumun.



Bir okuldaşımız size ne için ve nasıl ulaşabilir?

Benim alanım çok spesifik, müzik, müziğin dahil olduğu görsel alan, tiyatro vs... Müzikle ilgili, müzik eğitimiyle ilgili, teknisyenlik alanlarında kapımı çalabilirler, bilgim ve tecrübem dahilinde yardımcı olmayı çok isterim. İtalyan Liselilik ruhunu çok önemsiyorum, bu minvalde bir kısa dönem dernek başkanlığı, 4 dönem de başkan yardımcılığı görevini severek üstlendim, eğer mesleki anlamda da okuldaşlarıma faydalı olabilirsem, ne mutlu bana.


Copyright © 2020 - İtalyan Liseliler Derneği - Her Hakkı Saklıdır.